Müzik Magazin Avrupa Müzik'in Patronları: "İşi Bilene Müzikte Hala Para Var"

Yeni Video Klipler

Ozan Doğulu&Ziynet Sali - Sen Mutlu Ol
Bengü - Sırada Sen Varsın
Sertab Erener - Rengarenk
Atiye - Dondurma
Metin Arolat - Kalpten Gidenin
Tan - Taş Yürek
Mustafa Ceceli - Hata
Betül Demir - Herkes Haklı
Şebnem Ferah - Eski
Demet Akalın & Tan - Çanta
Nadide Sultan - Olmadı Gitti
Ferhat Göçer - Kalp Kırılsa da Sever
Gülben Ergen - Bir Şans Daha
Gökhan Türkmen - Rüya
Kibariye - Konuşsana Bir Tanem
Kenan Doğulu - Anlıyor musun
Serdar Ortaç - Poşet
Altay - Şekil A
Genco Ecer - U Dönüşü
Fettah Can - Kahpe Diller
Burcu Güneş - Tamamdır
Özgün - İstiklal
Toygar Işıklı - Sen Eşittir Ben
Zeynep Dizdar - Hayat Benim Elimde
Soner Sarıkabadayı - Pas
Ayşe Özyılmazel - İstanbul'un Kızları
Pamela - Benim Farkım
Özlem Tekin - Kimse Bilmez
Işın Karaca - Mavi Mavi
Ceza - Bir Minik Mikrofon
Yusuf Güney - Aşka İnat
Gülşen - Önsöz
Bora Uzer - Fırıl Fırıl Aşk
Nev - Mazideki Aşk
İzel - Yine Yakmış Yar Mektubun Ucunu
Candan Erçetin - Kırık Kalpler Durağında
Kutsi - Bambaşka
Hande Yener - Bodrum
Funda Arar - Geceler
Sertab Erener - Koparılan Çiçekler
Ozan Doğulu feat. Sıla - Alain Delon
Murat Dalkılıç - Külah
Emre Altuğ - Çifte Kavrulmuş
Bedük - This Fire
Rober Hatemo - Hurra
Emre Aydın - Alıştım Susmaya
Göksel - Sevil Neşelen
Berksan - Beni Seviyo
Nill Özalp - Kalp Boş
Meyra & Cemil D. - Beni Sensiz Düşünme
Mor ve Ötesi - Yorma Kendini
Emir - Şiki Şiki
Gökhan Özen - Daha Erken
Tarkan - Sevdanın Son Vuruşu
Athena - Serseri Mayın
Gece Yolcuları - Bir Bilsen

Top 30

1

Ozan Doğulu ft. Sıla - Alain Delon

2

Hande Yener - Bodrum

3

Toygar Işıklı - Sen Eşittir Ben

4

Bengü  - Sırada Sen Varsın

5

Tan - Taş Yürekli

6

Gökhan Özen - Daha Erken

7

Tarkan - Sevdanın Son Vuruşu

8

Gülşen - Önsöz

9

Özgün - İstiklal

10

Sertab Erener - Koparılan Çiçekler

11

Levent Yüksel - Aşk Mümkün müdür Hala?

12

Burcu Güneş - Tamamdır

13

Nev - Mazideki Aşk

14

Genco Ecer - U Dönüşü

15

Demet Akalın - Çanta

16

Murat Dalkılıç - Külah

17

Funda Arar - Geceler

18

Serdar Ortaç - Kara Kedi

19

Kenan Doğulu - Anlıyor musun?

20

Tuğba Özerk - Hediye

21

Emre Altuğ - Çifte Kavrulmuş

22

Ferhat Göçer - Kalp Kırılsa da Sever

23

Sertab Erener - Rengarenk

24

Kutsi - Bambaşka

25

Nadide Sultan - Olmadı Gitti

26 Mustafa Ceceli - Hata
27 Gökhan Türkmen - Rüya
28 Betül Demir - Herkes Haklı
29 Metin Arolat - Kalpten Gidenin
30

Yusuf Güney - Aşka İnat



Avrupa Müzik'in Patronları: "İşi Bilene Müzikte Hala Para Var"
smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
cengiz erdem deniz erdemSon dönemde bünyesine kattığı birçok star sanatçıyla dikkatleri çeken Avrupa Müzik'in ortakları Cengiz Erdem ve Deniz Erdem kardeşler Akşam Gazetesi'nde yayınlanmak üzere Sevim Gözay'la bir röportaj gerçekleştirdi. Kendisini yapımcıdan çok prodüktör olarak gördüğünü belirten Deniz Erdem artık prodüktör mantığıyla ilerleyen şirketlerin ayakta kalabildiğini savunurken, Cengiz Erdem de başarılarının sırrının radyoculuk olduğunu, bünyelerinde bulunan Radyo Mega sayesinde halkın ne istediğini daha iyi ölçebildiklerini söylüyor. Deniz Erdem fiziksel albüm satışlarıyla ilgili "50 bin satmak demek 'iyi satıyor' demek. 100 bin demek 'çok iyi' demek. 200 bin imkansız zaten. 200 bin - 300 bin diye sallayıp ödül alıyorlar ama ben iddia ediyorum; son iki yılda 300 bin satan kimse yok, varsa çıksın karşıma ispatlasın" iddiasında bulunuyor. Dijital müzik sektörüne girmelerinin de başarılarında büyük katkısı bulunduğu tartışılmaz olan kardeşler şimdi de bir GSM operatörüyle birlikte sanatçıları hayranlarına cep telefonundan görüntülü olarak ulaştırabilecek servislerin hazırlığında. Röportajın tamamı yazının devamında...

İşi bilen için müzikte hala çok para var

 

Onlar aynı işte, aynı ruhla fakat öylesine bağımsız çalışan iki adam ki ikisini yan yana bulmak hiç kolay iş değil. Deniz Erdem'i şirkette, bir kontrat çıkışı yakaladım. Cengiz Erdem'i ise Maslak'ta bir özel hastanenin bahçesinde...


Her hafta bir albüm çıkartan, Teoman, Göksel, Yalın, Hande Yener, Özgün, Bengü, Özcan Deniz, Berksan, Tuba Özerk, Ebru Yaşar, İsmail YK, Kibariye, Nazan Öncel, Tan, İzel, Rober Hatemo dahil 25 starla çalışan bu iki yetenekli ve başarılı adamla baş başa bırakıyorum sizleri. Buyursunlar...

- Avrupa Müzik ne zaman kuruldu?
Deniz Erdem: Avrupa Müzik'i 2000 yılında kurduk, 2001 yılından itibaren ilk profesyonel albümlerimiz çıkmaya başladı. Bülent Ersoy ve Yıldız Tilbe ile başladık.

- Bugün artık herkes sizde neredeyse... Sanatçı mı seçiyorsunuz, ses mi? Neye göre belirliyorsunuz çalışacağınız isimleri?
D. E: İnsanların saygı duyduğu ve sevdiği sanatçıları seçiyoruz özellikle. Buna çok dikkat ediyoruz. 
Cengiz Erdem: Biz, çalışmak istediğimiz insanlara teklif götürüyoruz, bize gelen  teklifleri değerlendirmiyoruz. Çünkü biz çalışmak istediğimiz insanla ne yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Mevcut sanatçılarımızın hepsine biz gittik.

- Tüm dünya bunalımdayken, üstüne de bütün sektörler krize teslim olmuşken siz devamlı büyüyorsunuz... Bu nasıl oluyor?
D. E: Aslında dünyada müzik sektörü geri gitmiyor, şu an çok ileride. Ama artık CD plastik satışlarında değil, daha çok dijital alanlarda ve temsili durumlarda, yani oteller, internet, cep telefonu alanlarında çok ciddi satışlar var. Sadece plastik satışlar geriye gidiyor. Ama işini bilen, hala müzikten çok iyi paralar kazanabilir. 
C. E: Aslında müzik kabuk değiştiriyor, müziğin mecraları değişti. Ama yapımcıların çoğu bu değişime ayak uyduramadı, bu yeni mecralara ürün veremedi. Yani taş plaktan CD'ye kadar olan evrede mecralar aynıydı, ürünler müzik marketlerde satılıyordu. İnternet yoktu, hızlı internet hiç yoktu. Derken 2006'nın Mayıs'ında müzik sektörü duvara çarptı diyebilirim, tabii biz 2003'te bunu görmüştük.

- İş bölümünüz nasıl? Kim neyi nasıl yürütüyor?
C. E: Deniz Bey mekanik satışlarla, prodüksiyonlarla ilgilenir. Sanatçılarımızın hangi aranjörlerle çalışacağı, hangi şarkıları okuyacağı Deniz ile ilgili kısımlardır. Ben bir başta olurum bir de sonda, ortada hiç olmam. Albüm biter, ben tekrar sahneye çıkarım, bu sefer projeler kısmında... Sanatçımızı nasıl projelere koyabiliriz, promosyonları hangi alanlarda nasıl yayarız, onların ürettiği ürünleri nerelerde değerlendirebiliriz... Bunların projelerini ekibimle beraber hazırlarım, sanatçı bile bilmez onun için ne yaptığımı.

MÜZİĞE YATIRIM YAPIYORUZ
- Dönem itibarıyla öyle gerekiyor olabilir ama neredeyse her hafta bir albüm çıkartıyorsunuz... Türkiye'de hala albüm satılıyor mu ki, bu kadar sık albüm çıkarıyorsunuz?
D. E: Evet, hala Türkiye'de albüm satılıyor, kaliteli yaptığın sürece sıkıntı yok. Ben şu an satışlarımdan çok memnunum. Özellikle dijital alandaki satışlarımdan daha da memnunum. Biz müziğe yatırım yapıyoruz ve hiçbir zaman zararda olmadık.

- Sistem oturdu mu peki Türkiye'de? Dijital platformda, sanatçı hakları anlamında?
C. E: 2006'daki krizden sonra çok satan yapımcılar- az yapan yapımcılar demedik, hepimiz bir örgütün içerisine girdik. MÜYAP çatısı altında yapımcılar birbirine sıkı sıkıya sarıldı. Şu an biz Avrupa Müzik olarak sadece kendi ürünlerimizi değil dijital alanda tüm ürünleri pazarlayarak bir nevi dijital dağıtımcılığı üstlendik. Bunu yaparken, örnek veriyorum Ebru Yaşar, şarkısının bizim tarafımızdan pazarlanması sonucu sadece yorumcu hakkı olarak ciddi bir para kazandı. Yani ben yapımcı olarak kendi haklarımı koruyup paylaşırken aynı zamanda eser sahibine de para kazandırıyorum. 
D. E: Şu anda kazanılan her 100 liranın 50'si yapımcılara, diğer 50'si de besteci ve yorumculara gidiyor. Eskiden çok sanatçı varken sistem henüz oturmamıştı ve çoğu zarar gördü ne yazık ki. Şimdi ise üretim yapan sanatçı az olduğu için bugünkü sistemin avantajlarından yararlanan da az. Keşke eski şirketler bugün piyasada var olsalar da eski günlerdeki gibi savaşsak onlarla beraber.

- Rekabeti özlediniz?
D. E: Evet, rekabeti çok özledik.
300 bİn sattIm dİyen çIksIn karŞIma İspatlasIn

- Ne tür müzik satıyor şu an Türkiye'de? 
D. E: 'Popüler müzik' dediğimiz müzik satıyor. Yalın çok satıyor, Serdar Ortaç, Bengü, aynı şekilde bir sürü sanatçı var. Bunların hepsi çok beğeniliyor ama kısa sürüyor.

- Kısa sürüyor derken?
D. E: On yıl sürmüyor, 5 - 6 aylık bir zamandır bu. Türkiye'de en çok satan bu tarz müzik.

- 'En çok satan' demenin rakamsal karşılığı nedir bugün?
D. E: 50 bin satmak demek 'iyi satıyor' demek. 100 bin demek 'çok iyi' demek. 200 bin imkansız zaten (gülüyor). 200 bin - 300 bin diye sallayıp ödül alıyorlar ama ben iddia ediyorum; son iki yılda 300 bin satan kimse yok, varsa çıksın karşıma ispatlasın. Ben ödül törenlerine gidiyorum, arkadaşların heveslerini kırmayalım ama bunlar gerçek satışlar değil, en son 300 bin satan Serdar Ortaç, başka kimseyi tanımıyorum.

- Hangi albümle, kaç sene önce?
D. E: İki sene önce çıkardığı albüm. Doğru rakam odur, ondan sonraki satışların 300 bin olduğuna inanmıyorum ben.
Türkİye'yİ yenİ teknolojİlerle tanIŞtIracaĞIz

- Şansını denemek isteyen girişimcilere ne önerirsiniz? Şu an Türkiye'de 
müzik endüstrisinde ilerlemek kolay mı?
C. E: Müzik yapımcılığı artık çok zor. Ben bu saatten sonra yeni yapımcıların hızlı süreçler içerisine girebileceğini zannetmiyorum. Yalnız kalmak istemem tabii, yalnız kalayım bütün sanatçılar benim olsun, bu insanı öldürür. Bu ego gerçekten insanı öldürür. Yalnız kalan starlar bile uzun yaşamazlar. Ben hep rakiplerim olsun isterim, hep beraber çalışalım, hep beraber üretelim... 

- Yakın vadede hedefte neler var?
C. E: Ağustos itibarıyla anlaştığımız operatör ile çok büyük yenilikler ile tanıştıracağız Türkiye'yi. Mesela sanatçıları dinleyicileriyle görüntülü buluşturacağız. Cep telefonundan yapacağız bunu. Çok fazla detay vermek istemiyorum ama örnek; Yalın bir eser ürettiği zaman o ürettiği şarkıyı veya çektiği klibi daha stüdyodayken hayranlarına ulaştıracağız.             Ve sponsorların vasıtasıyla çok cüzi miktarda para alarak yapacağız bunu, damlaya damlaya göl olacak.

Sanatçıyla bire bir ilgilenmek çok önemli
- Bir zamanlar Prestij Müzik efsanesi vardı. İyi bilirsiniz ki çok hızlı büyüdüler, fırtına gibi estiler ve arkasından çok görkemli bir batış geldi. Sonrası davalar, tazminatlar, küslükler vs... Sizin de böyle    bir endişeye kapıldığınız  oluyor mu?
D. E: Hayır. Prestij Müzik'in batış zamanında görüşüyordum onlarla, arkadaşlarımdı hepsi. Ben müziğin kurumsal bir şirket olarak devam ettirileceğine inanmıyorum. Müzik demek; butik çalışmak, az sanatçıyla çalışmak, her sanatçıyla tek tek ilgilenmek demek. Bunun için de bir şirket senede en fazla 10 - 12 albüm çıkarabilir. Daha fazla çıkaramaz. Çıkarırsa başarısız olur. Ben öyle inanıyorum; en fazla 12 albüm çıkarıyorum ben yılda. O yüzden de hiçbir zaman batan şirketler durumu olmayacak, öyle inanıyorum.

- Sanatçılar, egoları yüksek insanlar ve birbirleri ile iletişim kurmayı fazla istemeyen insanlar aynı zamanda. Kıskançlıklar veya size yansıyan gerilimler oluyor mu?
D. E: Çok samimi söyleyeyim ben şuna inanıyorum; Avrupa Müzik ailesi diyemezsiniz... Çünkü her sanatçının kendi konumu vardır. Ve bu şirkette sanatçılar fazla yan yana gelmezler, öyle ortamlar olmuyor zaten. Müzik yapıyorsun ve herkes bir star... O starları bir araya getirmek hoş bir şey değil. Ama şirket dışında bir araya geldiklerinde hoşuma gidiyor. Bazen görüşüyorlar, tanışıyorlar o güzel oluyor.

- Çok acil durumlar ya da sarkan, çakışan toplantılar olmaz mı hiç?
D. E: Her sanatçımla ayrı ayrı ve uzun uzun görüşüyorum, öncesinde ve sonrasında başka görüşme yapmıyorum. O gün o sanatçı ile görüşüyorsam bütün günümü sadece ona ayırıyorum. İki sanatçı ile yan yana göremezsiniz beni.

- Kurnaz bir yaklaşım... Teker teker gelin diyorsunuz? (Gülüyoruz...)
D. E: İkisi yan yanayken ne yapabilirsiniz ki? Hiçbir şey!

Eskilerle yeniler arasındaki fark
- Eski müzik şirketlerinden farkınız ne?
D. E: Yapımcılık daha çağdaş hale geldi artık. Ben kendimi 'prodüktör' olarak görüyorum. Prodüktör; bir sanatçıyı bulur, onunla anlaşır, onun şarkılarını bulur, stüdyoda doğru aranjör ve doğru kişilerle çalışır, sonra da doğru zamanda albümünü çıkartır. Bunu yapan firma sayısı şu anda çok az. 

- Eski yapımcılar nasıl çalışıyordu?
D. E: Eskiden sanatçı gidip albümünü yapıyor, bitiriyor, getiriyordu. Müzik şirketi de o albümü basıp piyasaya çıkarıyordu. Ne sattıysa da kar diyordu. O zaman satışlar iyi olduğu için pek göze batmıyordu, çok önemli değildi. Ama artık piyasa daha zor ve hata yapmaman lazım. Eski sistemi devam ettiren şirketlerin hiçbirisi kalmadı. Artık bu yeni 'prodüktör' mantığıyla giden şirketler ayakta kalıyor. 
C. E: Camiada hala üreten, bizimle beraber olan yapımcı arkadaşlarımız, saygı duyduğumuz duayenlerimiz var tabii.

Başarımızın sırrı radyoculuk
- Avrupa Müzik'ten önce neler yaptınız?
C. E: 1994 yılında medya ile başladık bu işe. MMC TV diye bir müzik kanalımız vardı, radyolarımız vardı. Türkiye'de en çok radyosu olan gruplardan biri bizdik. Yapımcılığa geçince radyo sayısını azalttık ama hala Radyo Mega diye bir radyomuz var. Yıllardan beri bizimdir ama bizim demeyiz, ilk defa burada söylüyorum. Çünkü orası özgür olması gereken bir medya. Hiçbir zaman radyoda ne çalıyorlar diye bakmam, gelen konuğu görmem.

- Torpil geçiyor mu çocuklar hani patronun sanatçısı filan gibi?
C. E: Bana değil ama sanatçılara geçiyorlardır. Sanatçılarla iç içe oldukları için yapıyorlardır yoksa özel bir talimat yok 'şunu yapın, bunu çalın' diye. O sanatçılar da onları kırmıyor, mesela Teoman Radyo Mega'da DJ'lik yaptı, Göksel, Hande Yener, Ebru Yaşar hiç çekinmeden o radyoda gelip program yaptılar hala da yapıyorlar.

- Radyoculuğun yapımcılık hayatınıza katkısı ne oldu?
C. E: Başarımızın sırrı bu diyebilirim, biliyor musun... Halk ne istiyor biliyoruz çünkü.

Hiç hata yapmadık
- Geçenlerde Hürriyet'te, Türkiye'nin 50 Power Broker'ı arasında gösterildiniz. Yani Türkiye'ye yön veren isimler arasında müzik sektörünün temsilcisi olarak sizler gösterildiniz. Ne hissettiniz?
D. E: Yaptığımız işe değer veren kişilerin olması çok hoşumuza gitti. Doğru kararlar vermişler, çok iyi bir yazı yazmışlar. Çok çabalıyoruz, müziğin hak ettiği yeri bulmadığı bir ülkede bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Böyle bir yerde ödüllerin verilmesi, hatırlanmak çok güzel bir şey gerçekten.

- Müzik sektörü gibi zor ve kaygan bir alanda olmasaydınız yine birlikte iş yapar mıydınız?
C. E: Deniz ile biz birbirimizi tamamlarız. Ben şirketin genel müdürüysem o da genel koordinatörü. Kardeş olmamız her şeyden önce avantajımız. Hiç kavga etmedik diyebiliriz, hiç tartışmadık, tartışacak bir şey bırakmayız zaten. Kardeşimin bana hayır diyebileceği şeyleri ona yaptırmaya çalışmam, o da bana yaptırmaya çalışmaz.

- Hayat boyu böyle miydi iletişiminiz?
C. E: Çok küçükken, küçüktü zaten her şeyimi dinliyordu, yapıyordu (gülüyorlar). Dört yaş var aramızda ama büyüyünce iki akıl karar verdik her şeye. Hiç hata yapmadık diyebilirim biliyor musun, ticari hayatımızda.
D. E: Birlikte büyüdük, birlikte devam ediyoruz ve hiç kimse ayıramaz. Maddiyat bizim için çok önemli değil, bir milyarı bile paylaşırız hiç böbürlenmeyiz.

Sponsor enayi mi?
- Sanatçıların ortak derdi; albüm yapamıyoruz, klip çekemiyoruz, sponsor yok... Eskiye göre daha mı zor bu işler? 
D. E: Sanatçıların çoğunda şöyle bir şey var ki Allah'tan benim sanatçılarımda yok, önce sponsoru bulayım sonra tanıtımı yapayım. Öyle şey olmaz. Hiçbir sponsor görmediği şeye para vermez. Sen önce bir şey üretirsin herkes onu çok sever, sonra birisi der ki, 'Bu markayı senin markan yapayım, beraber yürüyelim ister misin?' Sponsor dediğin yatırımcıdır, sen de ona göre fiyat verirsin ve daha çok kazanırsın ama bunlar öyle yapmıyorlar. Ortada hiçbir şey yok birisi gelsin beni bulsun. Sponsor enayi mi? Buluyorlar inşaat şirketi, emlakçı vs... Onlara sponsor demiyoruz, sponsor dediğin ciddi markalardır.

SEVİM GÖZAY

Kaynak: aksam.com.tr


Yorumlar
Yeni Ekle Ara
metin  - öyle   |26-07-2009
çok güzel ve aydınlatıcı bir röportaj olmuş
kadir  - malesef   |26-07-2009
bu kadar sanatçıyı barındıran bir şirket elbet bir gün
batacaktır.bukaçınılmaz hehe:)
emre  - ya da   |03-08-2009
ya da, bu kadar kaliteli sanatçıyı barındıran bir şirket, Atlantis Record
versiyon 2.0 olacaktır.
burcu ozsoy  - yeniler nasıl ulaşıyor size   |07-01-2010
ben müzik yapmak istiyorum. Ama kendıme guvenılır hıcbıryer bulamıyorum.
İsim yapmıs sanatcılar zaten sırket buluyorlar sız sadece var olanı
muhafaza etmekle kalıyorsunuz. eğer teklıf almayıp sadece teklıf
goturuyorsanız, nazlı nasıl pıyasaya albumunu sunabıldı tanınmayan
bırıydı.? Yeni isimler içinde yardıcı olsanız en azından demo
gönderebılsek
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 

         Sık Kullanılanlara ekle
         Ana Sayfam Yap

Portal Tanıtım

 
aveabidünya müzikindir logo
gnçplay logo
muzik.net logo
muzik.net logo
 
powerclub logo
sen dinle logo
 
ttnetmuzik logo

Rock 20

1 Gripin - Gidenin Dostu Olmaz
2 Emre Aydın - Alıştım Susmaya
3 Şebnem Ferah - Eski
4 Özlem Tekin - Kimse Bilmez
5 Teoman - Ruhun Sarışın
6 Athena - Serseri Mayın
7 Mor ve Ötesi - Yorma Kendini
8 Gece Yolcuları - Bir Bilsen
9 TNK - Söyle Ruhum
10 Gece - Gamsız
11 Mirkelam & Kargo - Yollar
12 Demir Demirkan - Aşktan Öte
13 Feridun Düzağaç - Hayat Neden Şekil Yapıyor
14

Kolpa - Kadınım
15 Gökçe - Şehir
16 Malt - Yeniden
17 maNga - We Could Be The Same
18 Aslı - Kırıp Döktüklerim
19 Gripin - Durma Yağmur Durma
20 Seksendört - Haber Yok

Yabancı 5

1

Katy Perry - California Gurls

2

Kylie Minogue - All The Lovers

3

Stromae - Alors On Danse

4 David Guetta - Gettin' Over You
5

Lady GaGa - Alejandro